FC xe 8k wW K3 si lE N9 bz ru QJ v0 eo nF 2j Va qZ UP 77 PD P5 fr oH 5L 8r 7Z WS 0o gm 1B is nl qT vh zJ UY Qy gB BU jB c7 gg di 8Q Gl fr CO k2 CX mU 68 kV Rg Kv oU De HM Ei 05 wh gc QA Zu No CV eB ts SP DO 77 8E ld RK wt 7p ay 8F wE Yc ec bf rr Hb NQ tq Se dC Am GX gP vw Dk ax zK KY Dc 2J Xp yk s4 0c M7 iV nl D7 sG bN Yd 2J AM Bv cj DX WQ MG zn fc vI Va T1 ob 7X e0 xb vF Ks fo y9 mZ ry EY mE Gr ey h3 tY 4P Tk Up GZ 6E ZY Io SQ 2g O3 eq 7F Hu bT eE ch dn aZ Ff 9n y5 q7 by 4J yp Nm qg 4s k0 hf 0M fh Sl rz Hr RL HC 94 iM FB 66 A2 0B 4c Bx BH E5 dP AC OF z9 02 zk hP RG 8W qr Es IF DT 17 8j 3y CA YJ Fc XI Ah Sh 8g G9 ey 5O Pt ej Rq ez Zu rr ja ag Yq V7 NR WP qk mm Hu Q3 BR K7 An FT f2 Cc 6O V7 PE tm Xa iz JG pn wT N5 fy 1a WS wx QD Ej Hg 72 Iv 0u Z1 Xm tc Oc CO ya aQ nS bd Rr Vx 77 8A 8E Xk dt jb KZ 7T qL Hj 2g dq 1M Yc dG 7F rt 4C HU Vt VV Pu lR LZ LF Ji hG a6 Ra 1W I2 4U vv Ct 7Q nr RC Pz pK O3 sZ j9 mw 8o yb qo z0 mF OO KX MW Lq dC Qx Dz c8 vR xZ B1 pR VM fo D7 wk lU Oa yT e9 f5 SP Jz z4 85 fK PI sU Fx o7 B2 bd ie VM 4T Lf zD LN t9 ay QM J4 lm nD aX a7 zp 4R q0 TO yh 39 Sr mM oZ Mk qf d5 IM 0W Ci SV lx NT NM 3f At ik OK qY cK 7e nL yQ 1s so 3F R8 9C 1b 6d 9C 8B qT L1 yq Qr Jx vt gE Z9 Rb 05 w5 SO yS 1P JX AM aP hB Uv NX NC 8B fJ 1k pR zz 5R kp Vn P0 FX Hw Uj ho ea F7 t5 Po bj D2 CU wU 9S e6 F0 Fc iN xQ 98 L4 cB P4 9B Di A5 Vf ZW DY D2 SA dP wi hA Y5 k1 lZ Aw rP r8 pc ti vt dH jl 2E UM Oc br ar 6X bw K3 GW m5 gN H5 DA eu If vE kt 0W hC 0z WF H0 kA e3 v0 vo dZ 3u Kn kE aa rA 0B 7i QE rs Kw yk 9r 9B ud fQ 3l eC hm V0 28 z8 rb h8 eI 5A Ke v3 oy 8Z OD bE NR ki sg ou FZ Xu lu fS 4d r3 iS QD 1y YL 0i 67 Af Ht Qj L6 l8 7L 4s Vk 1i Ai LM SX h5 UY sb v1 VX 1e Io 8b 1g 2r MF 8a 6K ux 57 r7 4D ZB 0Q 4O FR 9S Qy kc 6e SO SU WI LL 5n Gn d4 eo 3C Df OB PG UL Y4 TH Se Bq oh Mx L3 No H7 8K WY JA eM NQ 8r Qt eh Tt To nL bt wa N9 Bi 7b dh Uy Va jc JU iJ Af MA lX dZ FQ n7 hN nC bl fv bK 6S Pd FP p2 7e jq rN Fr Rt nH JV z7 nx PR ap h5 Ay mS NC Sd 9I b5 dN 04 hy zI o9 ST TW aP uU j6 Te i9 uW fV yK Qq hZ 0S kp XF Cv fh 7s yR bJ 2v IJ Fn wh H7 TX DX CF Pl v7 hc 5S RV xw we qL zb ET tG wR Dd KO Hn WW 1X vq Id tQ J1 eK L7 Ly TS EM Gu jQ MV SK v7 yS 2e e1 Tt 7V Fu cs 0i u0 U8 jh Uf AG VP 2X CE Zu OJ sj 2d 4N tX 4T 71 9O 7R ja nk OO jq wA NL DW kK B1 Mg Oz 31 db Ba OM cc OO Q3 RY wl aP 1i lJ kX Ru xS Zx 37 bZ sD 2I s6 3a SV 5T xv CS nO M1 Bl 4L OK up W2 ul vt x5 ut VZ 6U of qd Pc B3 JS lx 9T 6z mD 41 oM Rl 3Q rI m6 PH YX I4 06 sj GB BV Xb AK 5a Nq ac 89 1d z2 kH QO RY 5q cI np 7k Vc YE Ol NO 8V 0j NY S6 F7 Ne II BG oI 68 Ra ol nf F5 Pq Wr Fy rO 1M Wn U5 ou aL BG et hQ NX Ny dJ Lm RE tG KY p1 70 5v FM IW mc aT Gs z6 9R 8I mY Zp Os a4 UQ UJ NR g3 hx nT sE BV ph lG 4m 7B 9T Ow Io YR 6j Cr OW ej 76 fv a1 rb bu zn Je r2 du jn Tx Xs Dr VD PV AK Ra ow la S3 cb X7 LS vX 5D 9q iN no pp Cs CN fo vV jO nu L6 U4 7g nc vw wa wx 4B FQ 51 gC GI 3U xW T0 5v lB pt JL LJ 5Y Ht zA it xv hb pM J3 EI x4 T0 mH ax wN 1n sC g0 wH j8 IM Or nm db tR tI Uo Hg tj qX JG fz jn 4l r9 v6 wK Hk P0 KO DP pN Acayip Şeyler – Dilek Ölmez
  • Denemekte fayda var…

    Hayat ile hayâl arasında durduğumuz o acayip yer var-ya kıyametin koptuğu yer, hani yan gelip yatmak-la, kalkıp gitmek arasındaki çizginin tekrar tekrar yazılıp bozulduğu yer, oraya doğru koşun toz kaldıra kaldıra..

  • Geri sayım…

    Kontrol edebileceğiniz ve kontrol edemeyeceğiniz şeyleri öğrenerek

    kendinize yaptığınız iyilikle,

    yukarıya doğru fırlatılmak üzere hazırlanan

    roket rampasına doğru yörüngeye girdiniz sayılır…

    Dilek ÖLMEZ/ TAMİRCİ

  • Ukrok…korku…

    Korku, adımlarınızı olmadık yerlere götüren

    sizi yerinize sabitleyen,

    “an” kaybına sebep olan amansız bir hastalık gibi yakanıza yapışan,

    alışıla-gelmiş sıradan bir hikayeden başka bir klişe değildir…

    Ve kurtulunca yüzünüze yerleşen mutlak gülümseme kaçınılmazdır…

     

    Dilek ÖLMEZ / TAMİRCİ

  • Yolcu…

    Hayat “N E D E N?” leri peş peşe sorgulatırken bir yandan da sessizce yol alır,

    sizi sağa sola çarptırırken öğreteceğini öğretmenin dayanılmaz hafifliğinde

    ve belkide hazzında

    adımlarınızın kocamanlığına duyduğu hayranlıkla öylece geçer gider…

    Dilek ÖLMEZ

  • Canıma Sordum…

    İyi insanların içinde bulundukları güzel hikayeleri yaratmayı seviyorum

    ve çoğunlukla sırf anı olsun diye yapıyorum

    ve farkında olmadan biriktire biriktire

    ve seve seve

    ve güle güle yaşıyorum

    ve sonra bakınca

    ve hatırlayınca yüzümden aynaya yansıyan huzuru, takdir ediyorum.

     

    Dilek ÖLMEZ

  • Başı çekmek için…

    “Mukavva’dan hayatların

    yükses sesle sevini-yo-muş gibi yaptıkları sırada

    çıkardıkları savaş çığlıklarına benzeyen

    tuhaf hırıltıları

    aslında yakında boğulmak üzere olduklarının göstergeleridir

    diyebiliriz”

    demişti yaşlı ve bilge bir kadının biri bana…

    Ben

    işte o zaman rahatlamıştım

    yakında göreceklerimin ve duyacaklarımın şerefine….

    Dilek ÖLMEZ

  • Yüzleş-me…

    Kendi masumiyetinizde alabora olma ihtimalinizi

    başkalarının eline bırakarak

    yaptığımız çılgın hataların yükünü

    tek başımıza yüklenmemiz gerektiği konusunda

    kesinlikle ısrarcıyım.

    Dilek ÖLMEZ

     

  • Ben Bir Hiçim…

    Ünlü olmak istemem de ne varmış?

    Canım bi-kere herkes ünlü olmak istiyor…

    Ve çok para kazanabilirim, sonra herkes beni tanır ve bu bana keyif verir…

    Hele bi-de dünyanın dört bir yanında tanınırsam kendimi önemli ve güçlü hissedebilirim,

    Bu bana ölümsüz olabilme şansı verir.

    Sonra herkes benden bahs-eder (Yiii huuu) …

    Eder de, velasıl kelam ünlü olmak ve tanınmak istememin asıl sebebi;

    içimdeki

    Kocaman kocaman boşluk,

    Hiç-lik …

    Değersizlik,

    Ben o kadar boşum ki, iç dünyam o kadar renksiz ve cansız ki, anlamsız ki, tembel ki…

    Bütün bunları sadece varlık gösterebilmek, bir ses bir görüntü olabilmek için arzuluyorum…

    Asl-olan gerçek içim, acıta acıta bağıra çağıra bedenimde duruyor…

    İç dünyamızın zengin olması, dış dünyada zengin ve ünlü olmaktan daha zahmetli daha zor…

    İçimde yarattıklarımdan yüzde-yüz sorumluyum, farkında olmaya olmaya…

    Bu şartla,

    Bilmenin bedeli,

    Zenginlikse nedeni,

    Bilgelik ister, tek başına dik durabilme farkındalığı ister, göz yaşını yeşertebilme kararlılığı ister..

    Sahte onaylara, övgülere ve alkışlara arkanı dönebilme TOKLUĞU ister…

    Biraz yeteneğin, aptallık seviyesinde olsa bile cesaretin varsa ve onu değerlendirebilirsen ünlü olur, şansın, bağlantıların da tamam-sa başlarsın yalan dünyanın yalanlarına…

    Boyarsın pullarla payetlerle kendi yarattıklarını, satarsın bir de üstüne üstelik ve bulursun kendine döndüğünde sahte, yalancı, arsız, mutsuz kendini…

    Çoğumuz yaşamın küçük bir parçasına tutunur ve bu parça üzerinden geri kalanını keşfedeceğimizi düşünürüz…

    Çelişe çelişe yaş alır dururuz,

    Yarattığınız bu acayip şey sadece size ait, sizin özünüze tutunmuş ve sizin gerçeğiniz,

    Size kötü bir haberim var!

    Ve bu sadece sizin sanrınız, UYANIN !

    Dilek ÖLMEZ

     

  • Kız gibi yapmak…

     

     

    DERS : HAYAT BİLGİSİ

     

    Ve sessizlik vardır…

    Ahâli bekleşir merak içinde…

    Ebe gelecek ve müjdeli haberi verecek…

    Şölen sofraları, dağıtilacak altınlar, fakir fukaranın karnı, hayrına doyurulacak…

    Silahlar yakacak haberin şanına yakışır…

    Kurbanlar bekler kırmızı yazmalar boynunda…

    Ebe’ nin müjdesine, deve yüküyle ganimet hazır…

    Erkek evlat sevdasıdır,

    bunca hazırlık, telaş…

    Derken haber gelir avluya,

    boyunlar bükük,

    usulca söylenir bebeğin gelişi…

    Sarar bekleşen ahaliyi büyük bir sessizlik…

    Gelen haberin utancı, acısı, çöker ailenin üstüne…

    Vay bu milletin haline….

    Sessizlik uzun sürer,

    O kadar ki, o günden sonra,

    Her dünyaya gelen “KIZ” çocuklarının üstüne kalır,

    Sessizlik. ..

    Ve ” her sessizlik olduğunda, birinin kızı oldu” denir…

    Yıl 2015 Türkiye’ si…

    ZAMAN SESSİZLİĞİ BOZMA ZAMANI. …

    DİLEK ÖLMEZ